Diş Hassasiyeti

Temmuz 4, 2022tarafından fibrika2

Diş Hassasiyeti Nedir?

Dondurma yerken veya bir fincan kahve içerken, herhangi bir ağrı veya rahatsızlık yaşar mısınız? Diş hassasiyeti dişlerin altındaki yüzeyin açığa çıkmasıyla oluşur. Genellikle aşınmış diş minesi veya açık diş kökleri dişlerde hassasiyet yaratır. Bu durumda sıcak, soğuk veya tatlı yiyecekler kolayca dişinizdeki sinire ulaşır, dişinizde geçici ama keskin bir ağrıya neden olur.

diş hassasiyeti neden oluşur

 

Diş Hassasiyetinin Nedeni Nedir? 
Diş hassasiyeti genellikle dişeti hastalıkları veya dişeti çekilmesi nedeniyle diş köküne yakın olan bölgelerde dentin dokusunun açığa çıkması sonucunda oluşur. Dişeti çekilmesi oldukça yaygındır. Diş kökünde, dişin kuron bölümünde yer alan mine gibi koruyucu bir diş tabakası bulunmaz. Bunun yerine oldukça yumuşak bir tabaka olan sement kökleri kaplamaktadır. Bu kayıp sonucunda diş kökündeki dentin açığa çıkar. Yanlış ve sert şekilde dişleri fırçalamak veya aşındırıcı oranı çok yüksek diş macunu kullanılması diş minesinin aşınmasına ve dentin dokusunun açığa çıkmasına neden olabilir. Turşu benzeri fazla asitli yiyeceklerin tüketilmesi, dişte erozyona ve diş yüzeyinde erimeye neden olarak dentin tabakasını açığa çıkarabilir. Buna ek olarak blumia rahatsızlığı (kişinin kendini kusturması) da ağızda meydana getirdiği asitler nedeniyle diş erozyonuna ve hassasiyete neden olabilir.

Diş hekiminize hassas dişiniz konusunda bilgi vermeniz önemlidir. Diş hekiminiz muayene yaparak, problemin dentin hassasiyeti olup olmadığını belirler ve sizin için uygun olan tedaviyi önerir. Eğer dişleriniz hassassa diş fırçalamak kabusa dönüşebilir. Durumun tersine, dişleriniz ağrıdığı için daha az fırçalarsanız da daha fazla dişeti hastalığı ve diş çürüğü oluşma riski ortaya çıkmaktadır.

Sıcak, soğuk, tatlı, ekşi veya asitli yiyecek ve içeceklerden sonra hissedilen ağrı, derin diş çürüğünün veya kırık bir dişin belirtisi de olabilir. Bu durumda diş hekiminiz dolgu yapacak ya da başka bir tedavi uygulayacaktır.

diş hassasiyeti

 

Diş Hassasiyeti Sık Karşılaşılan bir Durum mudur? 
Diş hassasiyeti günümüzde oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.

Açığa Çıkan Dentin Neden Ağrır?
Dentin, sadece mikroskopla görünebilen binlerce küçük kanalcıktan oluşmaktadır. Bu kanallar diş yüzeyinden başlayarak dentinin içinden geçer ve dişin ortasındaki (pulpa) sinire kadar uzanır. Bu kanallar sıvı ile doludur; sıcak veya soğuk yiyecek ve içeceklerden sonra bu sıvı hareket ederek dişin sinirini etkiler ve ağrıya neden olur.

Dişlerim Hassas ise Ne Yapmalıyım? 
İlk olarak probleminizi bir diş hekimine anlatın çünkü sizin için en iyi tedaviyi o belirleyecektir. Probleminizin dentin ya da kök hassasiyeti değil de daha önemli bir problem olup olmadığının anlaşılması önemlidir.

Diş Hassasiyetini Önleyebilir miyim?
Diş hassasiyeti oluşma riskini, dişeti hastalıklarını ve dişeti çekilmesini önleyecek şekilde ağzınızı temiz tutarak azaltabilirsiniz. Diş hekiminiz tarafından önerildiği şekilde dişlerinizi fırçalar, diş ipi kullanır ve daha az aşındırıcı bir diş macunu kullanırsanız, diş hassasiyeti oluşturma riskini azaltabilirsiniz.
Aynı şekilde çok fazla asit içermeyen bir diyetler diş hassasiyeti engellenebilir. Hassas dişlerinizi önemsemezseniz daha farklı ağız problemleri yaşayabilirsiniz, özellikle ağrı nedeniyle dişlerinizi fırçalamazsanız dişeti hastalıkları ve diş çürüğü meydana gelebilir.

 

Duyarsızlaştırıcı diş macunu 

Duyarsızlaştırıcı diş macunu nasıl çalışır?

Dişleriniz üç katman içerir:

  • emaye
  • dentin tabakası
  • pulpa adı verilen bağ dokusu tabakası veya sinirleri, kan damarlarını ve bağ dokusunu içeren dişin merkezi

Diş hassasiyeti, mineniz aşındığında, dentini açığa çıkardığında ortaya çıkar.

Diş hekimliği doktoru Dr. Michaela Tozzi, “Dentin, sinire giden tübülleri içerir” dedi. “Zamanla bu diş minesi bozulması dentini açığa çıkarabilir ve bu da sıcak ve soğuğa duyarlılığı artırabilir.”

Duyarsızlaştırıcı diş macununun yardımcı olabileceği yer burasıdır. Duyarsızlaştırıcı diş macunu, dişin yüzeyi ile içindeki duyu sinirleri arasında dolaşan ağrı sinyallerini engelleyen aktif bileşenler içerir.

Tozzi, “Bu, dişin sinirini aşırı sıcak / soğuk hissinden korur” dedi.

Yine de rahatlamanın hemen olmasını beklemeyin. Ağız, çene ve yüz cerrahı ve diş hekimliği doktoru Dr. William Graves, duyarsızlaştırıcı diş macununun faydalarının etkili olmasının birkaç haftayı bulabileceğini söylüyor.

Malzemeler önemlidir

Duyarsızlaştırıcı diş macununun etkinliği büyük ölçüde tüpün içindeki bileşenlere bağlıdır.

Bir 2018 çalışması 4,796 hastayı içeren, potasyum ve kalay florür gibi belirli bileşenleri içeren duyarsızlaştırmanın dentin duyarlılığının semptomlarını hafiflettiğini buldu.

Çoğu üründe bulunan bazı temel bileşenler şunları içerir:

  • Potasyum nitrat : Ağrının beyne geçişini engelleyen etken maddedir.
  • Florür : Diş minesinin güçlenmesine yardımcı olur ve koruyucu bir tabaka görevi görür.
  • Stronsiyum klorür : Dentin tübüllerinin açıklıklarını tıkayarak, sıcak ve soğuk hisler gibi uyaranların sinire ulaşmamasını sağlar.

Stronsiyumla ilgili bazı endişeler var. Tozzi, yüksek dozda stronsiyumun baş ağrısı, ishal ve mide ağrısı gibi yan etkilere neden olduğu biliniyor.

2013 araştırması stronsiyumun dentin aşırı duyarlılığının semptomlarını hafifletmede çok etkili olmadığını bulmuştur. Güvenliğiyle ilgili endişeler göz önüne alındığında, onu tüm duyarsızlaştırıcı diş macunlarında bulamayacaksınız.

 

Florür 

Florür nedir dünyanın her yerinde bulunan doğal bir mineraldir. Bazı gıda,su gibi kaynaklarda içlerinde bulundururlar. Diş çürüklerini azaltmak için içme sularına ilave edilir. Yapılan araştırmalar sonucu florür bulunmayan bölge sularında diş çürükleri görülme sayısı daha fazladır. Dünya Sağlık örgütü gibi büyük platformlar diş çürüklerini azalttığı için içme sularına florür eklenmesini sağlıklı bulmaktadırlar.

Flor’ün Dişler Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Florür dişler üzerindeki etkileri hala tartışma konusu iken fazla alınmasından dolayı oluşan dejeneratif eklem rahatsızlıklarına neden olduğu açıklanmıştır. Dişlerde oluşan sorunlar için diş hekimi tavsiyeleri ile macun ve fırça kullanmak daha sağlıklı olacaktır. Flor dişler üzerinde 2 şekilde etki eder bunlar;

  • Florür küçük çocuklarda büyümekte olan kemiklerinde ve dişlerinde birikerek daha sert diş minesine sahip olmasına yardımcı olur.
  • Florür aynı zamanda yetişkinlerin diş minesinin de güçlenmesine yardımcı olur yemek yedikten sonra ağızdaki asitler dişlerde biriken kalsiyum ve fosforun erimesine neden olduklarından dolayı demineralizasyona yol açarlar. Florür bu olayı engeller.

 

Yeterli Oranda Florür Alınması

Yeterli oranda florür alınması yetişkin ve çocukların çürük riskinin azalması için oldukça önemlidir. Florürlü diş macunu ile günde iki kere fırçalamanın yeterli olduğu belirtilmektedir. İçme sularında olup olmadığını anlamak için bölgenizdeki su müdürlüğünü arayarak öğrenebilirsiniz bu bilgileriniz ile diş hekiminizin tavsiyesi ile ek florür alıp almamanız konusunda hekiminiz sizleri yönlendirecektir. Günümüzde diş macunları günah keçisi olarak görülen diş macunlardan hariç günlük yaşam içinde bir çok ihtiyaç maddesinde dahi belirli oranlarda alınmaktadır.

Ağızda biriken asitlerin diş minelerine zarar vermesini engeller. Çürük oluşumunu engelleyen en büyük etkendir

Florürlü Diş Macunları

Diş macunlarının içindeki miktarı mutlaka bilinmelidir. Macunun içindeki maddeler aktif maddeler veya içindekiler alanında yazılı olarak bulunurlar. Diş macunları kozmetik ürünler olarak adlandırıldıkları için bu ürünlerde florür 1000 – 1500 ppm miktarında yer alır. İki yaşın altındaki çocuklar fırçalama esnasında yutma olayını çok sık yaşadıkları için florür içerikli macunlar pek tavsiye edilmezler.

Bu yaş gurubundaki çocuklar için özel diş macunları üretilmektedir.  250 ppm gibi çok düşük oranlarda florür içeren diş macunları süt dişleri için yeterli olarak görülmektedir. Diş macunundaki florür bugün çürük önlemede kullandığımız en etkili maddedir. Ne tür bir diş macunu kullanmanız gerektiği konusunda endişeleriniz var ise diş hekiminiz ile bu konuyu konuşmalı ve size önerdiği macunu kullanmalısınız.

Küçük çocuklarda diş fırçalarken yutulan diş macunun küçük bir miktar olacağı için önemli değildir. Fakat florür zehirli bir mineral olduğundan fazla oranlarda yutulması küçük çocuklar için ölümcül riskleri beraberinde getirir.

 

Cerrahi Diş Eti Grefti 

Diş eti grefti, diş eti çekilmesinin etkilerini düzeltmek için yapılan bir diş ameliyatı türüdür. Bir periodontistin sağlıklı diş eti dokusunu ağzın çatısından çıkardığı ve dişeti geri çekildiği yerde yeniden oluşturmak için kullandığı hızlı ve nispeten basit bir ameliyattır.

Diş eti çekilmesi, diş eti dokusu yıprandığında ve dişin kök kısmında daha fazla açığa çıktığında meydana gelir. Bu, özellikle sıcak veya soğuk yiyecekler yerken veya içerken artan hassasiyete neden olabilir. Diş eti çekilmesi yavaş meydana gelme eğiliminde olduğundan, birçok insan bunun kendilerine olduğunun farkında değildir.

Diş eti çekilmesi tedavi edilmezse sonunda diş kaybına neden olabilir.

Bazı insanlar, daha iyi bir gülümsemeye sahip olmak gibi kozmetik nedenlerle diş eti grefti yaptırmayı tercih eder; diğerleri için, açıkta kalan dişi hasardan korumak ve halihazırda yapılmış herhangi bir hasarı onarmak için bir diş eti grefti gereklidir.

Prosedür

Çeşitli diş eti greftleri mevcuttur ve yapılan ameliyatın türü, hasarın boyutuna ve ciddiyetine ve kişinin bireysel ihtiyaçlarına bağlıdır. Bir periodontist, hangi seçeneğin en uygun olduğuna karar vermek için kişiyle mevcut farklı ameliyat türlerini tartışacaktır. Diş eti greftine başlamadan önce periodontist, işlemin zarar görmemesi için bölgeyi uyuşturmak için lokal anestezi uygulayacaktır. Ayrıca dişin kökünü açığa çıkarmak ve temizlemek için mevcut dişetinin bir kısmını kaldırabilirler. Üç farklı diş eti grefti ameliyatı türü şunlardır:

Bağ dokusu greftleri

Bu prosedürde periodontist:

Bir flep yaparak ve üst tabakanın altından doku alarak ağzın çatısından dokuyu çıkarır.

Açıkta kalan diş kökünü örtmek için dokuyu mevcut diş eti dokusuna diker. Flebi ağzın çatısına dokuyu aldıkları yerden diker.

Diş eti greftleri

Diş etlerini büyütmek için ekstra dokuya ihtiyaç duyan ince diş etleri olan kişiler için tercih edilen yöntemdir.

Bu prosedürde periodontist:

Dokuyu doğrudan ağzın çatısındaki üst doku tabakasından çıkarır.

Bu dokuyu mevcut diş eti bölgesine diker.

Pedikül (lateral) greftler

Bu, açıkta kalan dişin yakınında çok fazla diş eti dokusu büyüyen kişiler için tercih edilen yöntemdir.

Bu prosedürde periodontist:

Tedavi gerektiren dişin etrafındaki veya yakınındaki diş etinden doku greftleri.

Bir kenarı bağlı tutarak bu dokuyu sadece kısmen keser.

Dokuyu aşağı veya yukarı gerer, açıkta kalan diş kökünü kaplar ve dikişlerle yerinde tutar

Bir periodontist, diş eti dokusunu bir kişinin ağzından çıkarmak yerine dokuyu bir doku bankasından alabilir.

Diş Eti Grefti Ameliyatına Hazırlık

Hasta ve diş hekimi tüm seçenekleri değerlendirdikten ve ameliyatın türüne karar verdikten sonra, hastanın işleme hazırlanmak için yapması gereken pek bir şey kalmaz. Bununla birlikte, bir aile üyesinin veya arkadaşının randevuya gidip gelmek için müsait olduğundan emin olmak önemlidir. Bu önemlidir, çünkü rahatsızlığı gidermek için reçete edilen ağrı kesiciler, diş eti aşısı ameliyatı olan bir kişinin araba kullanmasının güvenli olmadığı anlamına gelir. Diş eti nakli yapılan kişiler işlemden hemen sonra evlerine gidebileceklerdir. Bir periodontist, greftin başarılı bir şekilde iyileşmesini sağlamak için tüm bakım sonrası talimatları tartışacaktır.

Kanal tedavisi 

Kanal tedavisini anlamak için dişin yapısı hakkında genel bir bilgiye sahip olmak gerekir. Diş, dıştan içe doğru; mine, dentin ve pulpa olmak üzere 3 ana tabakadan oluşur. Dişin merkezindeki doğal boşluğa da kök kanalı denir. Pulpa kök kanalı içindeki yumuşak dokudur. Bu doku, dişi besleyen kan damarları ve sinirler açısından zengindir.

Eski zamanlarda bir enfeksiyon ya da enflamasyon pulpa tabakasına ilerlediğinde, diş artık kurtarılamaz hale gelip çekilmekteydi. Günümüzdeki son gelişmeler, dişin pulpa tabakasının temizlenip tekrar doldurulmasına olanak sağlamaktadır. Pulpa ve içerisindeki sinirler alınsa da, diş temel işlevini yerine getirir. Bunun nedeni, dişler dişetlerinden çıkıp son halini aldıktan sonra, diş sinirlerinin hayati bir önem taşımamasıdır. Diş sinirlerinin yetişkinlerdeki tek görevi sıcak ve soğuk hissini hissetmek gibi duyusal işlevlerdir.

Bir dişin sinir dokusu veya pulpası hasar gördüğünde, parçalanır ve bakteri burada çoğalmaya başlar. Bakteriler yoğun bir enfeksiyona veya apseye yol açabilir. Apse, diş köklerininin sonunda oluşan irin dolu bir şişliktir. Diş çürükleri tedavi edilmediğinde, kök çevresinde kemik kaybı gibi ciddi durumlara yol açabilir.

Kanal tedavisi ne kadar sürer, kanal tedavisi nasıl yapılır?

Kanal tedavisi dişte oluşan hasara bağlı olarak tek seansta ya da iki seansta gerçekleşir. Dişte bulunan enfeksiyon çok yaygınsa kanal tedavisi üç seansta tamamlanabilir. Kanal tedavisi bir diş hekimi veya endodontist tarafından yapılabilir. Endodontist, diş özünün (pulpa) veya diş sinirinin hastalıklarının nedenleri, teşhisi, önlenmesi ve tedavisinde uzmanlaşmış bir diş hekimidir.

Kanal tedavisindeki ilk adım, kök kanallarının şeklini görmek için bir röntgen çekmek ve çevresindeki bir kemikte herhangi bir enfeksiyon belirtisi olup olmadığını tespit etmektir. Diş hekiminiz veya endodontistiniz daha sonra dişin yanındaki bölgeyi uyuşturmak için lokal anestezi kullanır. Sinir öldüğü için anestezi gerekli olmayabilir ancak çoğu diş hekimi, hastayı daha rahat ve sakin hale getirmek için bölgeyi uyuşturmayı tercih eder. Daha sonra, diş hekiminiz, tedavi sırasında alanı kuru ve tükürükten uzak tutmak için dişin etrafına su geçirmez bir malzeme yerleştirir.

Bir sonraki adımda, enfeksiyonlu bölgeye ulaşmak için dişin içine bir delik açılacaktır. Bakterilerle birlikte pulpa, çürümüş sinir dokusu ve bu bölge içerisindeki ilgili enfeksiyon döküntüleri dişten uzaklaştırılır. Temizleme işlemini tam olarak yapabilmek ve kanalı etkin bir şekilde doldurabilmek için kanalın genişletilmesi gerekir.

Kanal genişletilmesi için tırnak törpüsüne benzeyen kanal aletleri kullanılır. Bu işleme kanal eğeleme denir. Bu işlem sırasında artık sinirler alındığı için hasta hiçbir ağrı hissetmez. Hem eğeleme işlemi esnasında biriken döküntüleri hem de içeride kalan kalıntıları temizlemek için, su veya sodyum hipoklorit bileşenleri periyodik olarak kullanılır.

Diş iyice temizlendikten sonra sızdırmaz hale getirilmelidir. Bazı diş hekimleri, dişi kalıcı bir şekilde doldurmadan önce bir hafta beklemeyi tercih eder. Örneğin, bir enfeksiyon varlığından şüpheleniliyorsa, diş hekiminiz enfeksiyonu gidermek için dişin içine özel bir ilaç koyabilir. Bazı diş hekimleri ise dişi temizlendiği gün kapatmayı tercih edebilir. Kök kanal tedavisi aynı gün içerisinde tamamlanmazsa, dişlerdeki bu oyuğa tükürük ve yemek gibi artıkların dolmaması için geçici olan bir dolgu yapılır.

Dişin içi tamamen temizlendikten sonra bu boşluğun doldurulması, hem yeni enfeksiyonları önlemek hem de dişe mukavemet kazandırmak açısından önemlidir. Dişin içini doldurmak için, guta percha adı verilen bir kauçuk bileşiği kullanılır. Guta percha ince bir çubuğa benzeyen fakat vücutta reaksiyona yol açmayan bir maddedir. Bu madde yerleştirilmeden önce diş kanalının kuruluğu kağıt konlarla sağlanır ve açılan kanalların uzunluğu özel aletle ölçülür. Bu uzunluğa göre guta perchalar ayarlanır ve fazlalıklar ısı ile kesilir. Guta percha kök kanalının ana boşluğunu dolduran madde olsa da, sızıntıyı engellemek ve sabitlemek için ek karışımlar kullanılması gerekir. İşlem sonucunda açılan delik kapatılır ve kanal tedavisi tamamlanmış olur. Dişin hasarına bağlı olarak halk arasında dolgu olarak bilinen bir restorasyon tekniği uygulanır. Restorasyonun doğru uygulanması kanal tedavisinin başarısını etkileyen faktörlerden biridir.

 

Diş hassasiyeti nasıl engellenir?

Dişlerinizi yumuşak kıllı bir diş fırçası ve florürlü bir diş macunu ile günde iki kez fırçalayın. Her gün düzenli olarak diş ipi kullanın. Dişlerinizi temizlerken sert hareketlerden kaçının. Dişleri aşındıran diş macunlarından uzak durun.
Ayrıca, diş minesine zarar veren, karbonatlı ya da asitli içecekleri, mümkün olduğu kadar az tüketin. Asitli sıvılar içtiğinizde, dişlerinizle temasını sınırlandırmak için pipet kullanın. Asitli bir madde yedikten veya içtikten sonra, ağzınızdaki asit seviyesini dengelemek için su için.

Telefon: 0332 323 97 97
Adres: Meram Yeniyol Cad. No : 94
E-posta: info@dentium.com.tr

Sosyal Medya

Bu sosyal bağlantılarda Dentium ‘u ziyaret edin ve bizimle bağlantı kurun. Hesaplarımızı takip ettiğinizden emin olun.

Yasal Uyarı

Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amacıyla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Dentium Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği © 2022 Tüm hakları saklıdır.

Dentium Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği © 2022 Tüm hakları saklıdır.

bt_bb_section_top_section_coverage_image